Pages

21 Kasım 2010 Pazar

REHABİLİTASYON HİZMETLERİ

Hastalanan yada kaza sonucu bir organını kaybeden insanlar bazen eski durumlarına özlem duyup yeni durumlarına alışmakta zorlanabilirler.Böyle kişilere bazı kuruluşlarda yeni durumlarını kabullenebilmeleri için rehabilitasyon hizmetleri verilmektedir.
Rahabilitasyon(esenlendirme);hastalık yada kaza sonucu sakat kalarak iş yapabilme gücünü tam veya kısmi olarak kaybetmiş kişilere verilien sağlık hizmetleridir.Bu hizmetler ile kişilerin tedavisi ,toplumsal yaşama uyum sağlayabilmeleri ve kendilerine uygun bir iş yapabilmeleri amaçlanır.

TEDAVİ HİZMETLERİ

Tedavi hizmetliri,hastaların iyileştirilmesi amacıyla yapılan çalışmalardır.Tedavi hizmetleri birinci,ikinci, üçüncü basamak tedavi hizmetleri olarak üç gruba ayrılır;

Birinci basamaktedavi hizmetleri:Genellikle pratisyen hekimler ,hemşireler yada ebeler tarafından sağlık evleri,sağlık ocakları,dispanserler,polikinlikler ve muayenelerde verilen sağlık hizmetleridir.

İkinci basamak:Birinci basamak tedavi hizmetlerinde tedavi edilemeyen hastalar için hastanelerde verilen hizmetlerdir.Bu hizmetler uzman hekim ve uzman sağlık personeli tarafından verilir.

Üçüncü basamak:En yüksek sağlık teknolojisinin kullanıldığı ,değişik alanlardaki akademisyen uzmanların görev yaptığı üniversite hastaneleri ile kanser,verem,ruh sağlıkları gibi belirli alanlarda uzmanlaşmış özel dal hastanelerinde verilen tedavi hizmetleridir.

20 Kasım 2010 Cumartesi

Çocuk Sağlığı

Gesell’e gore insanoğlunun çocukluk devresi sıfır saat olan doğumla başlar ve yaklaşık olarak 25 yaşına kadar sürer.Fakat genel düşünüş hukuk ve tıp çeşitli hal ve şartlara göre çocukluk  dönemine birbirinden çok farklı sınırlar çizmektedir.25 yaş ferdin gelişmesinin sona erdiği çağ olarak kabul edilir,ama delikanlılıktan once gelen ve büluğ ile sona eren çağda genel olarak da çocukluk denmektedir.Her ne şekilde olursa olsun çocukluk sürekli bir değişiklik ve ilerleyen bir olgunlaşma çağıdır.Bundan dolayı çocuk kavramına değişmeyen bir tanım yüklemek imkansızdır.
(Birinci çocukluk: dığumdan iki veya 3 yaşına kadar
 İkinci çocukluk:iki-üç yaşından altı yaşına kadar
Üçüncü çocukluk:Cinsiteye ve ferde gore değişmek üzere büluğ çağına kadar ve hatta
Dördüncü çocukluk:Büluğun başlangıcından gerçek büluğa erene kadar)
şekilinde yapılan ayırmalar dişlerin çıkmasına beslenme biçimine ve hareket gücünün gelişimine dayanan çeşitli alt bölümlerinde ortaya atılmasına yol açtı.Bu bölümler ve alt bölümler bu şekilde sınırlandırılan çocuk ketogorilerinden herbiri hakkında kesin bir kavram ortaya koymamış olmakla birlikte çocuk sağlığı ve patolojisi açısından kaba taslak işe yarar olduklarını göstermişlerdir.
Gereçkten de çocuk ağırlığı ve boyu hatta organizmasının gelişme durumunda olması (yetersiz salgı sisitemi,eksik kemikleşme v.b.) açısından yetişkin insandan farklı olduğu gibi bedeninin değişik bölümlerinin oranı da yetişkin insanın oranlarından farklıdır.Yeni dogmuş çocuğun baş uzunluğu boyunun1/4’üne eşittir;oysa yetirkin insanda bu oran 1/8’dir.İlkel sanatçılar çocuğu kısa boylu yetişkin bir insan olarak canlandırıyorlardı.Psikoloji alanında da buna benzer bir karıştırma ve yanılma uzun süre etkili oldu.Çocuk tabiatının özelliği once fizyoloji alanında kendini gösterir.Bunun böyle olduğu tıp biliminde,çocuklara ayrılmış özel bir dalın (pediatri) bulunuşundan da bellidir.Pediatri dalının izlerine eski çağlarda raslanır.Ama bu dalın gerçek doğuşu ve gelişmesi ancak XIX. yy. da gerçekleşmiştir.Yalancı çiçek ,kızamık, boğmaca gibi bulaşıcı hastalıklar yaygın olarak çocuk hastalıkları diye anılır,çünkü bunlara çocuklukta ikinci ve üçüncü çocukluk dönemlerinde raslanır.Buna karşılık birinci çocukluk döneminde daha çok beslenme ve sindirim patolojisi sorunları (kusmalar, zehirlenmeler ishaller) kendini göstermektedir.<yeni doğan çocuk bir sindirim borusudur> sözü buradan gelir ama tamamen organik bir görüşe dayanan bu açıklamanın yetersiz olduğu kısa zamanda anlaşıldı. Ferdin ruhi hayatının her türlü sözlü anlatımdan hatta her türlü anlatım imkanının kazanılmasından önce geldiği yavaş yavaş ama şüpheye meydan bırakmayacak şekilde ortaya çıktı.Önceleri süt çocuğunun yalnız besine ihtiyacı olduğuna inanılırdı, ama son yıllarda ilk hissi ihtiyaçlarının önemi üzerinde gittikçe daha fazla durulmağa başlandı. Ayrıca ilk çocukluk dönemi başlangıcının intibalarına gittikçe daha fazla önem verildi ve bunların sadece duyulduğu an için değil ferdin geleceği bakımından da etkileri olduğu kabul edildi. Bu yeni kavramların etkisiyle çocuk büyütme metotları da gelişti.Bir ara kötü görülmüş olan sallayarak uyutma gibi eski usuller yeniden değerlendirildi.
   Çocuğun gelişim değişik planlarda incelendi; boy, ağırlık, beden ölçüleri ,konuşma,zeka,ruhi hareket hayatı,durgunluk.Bazı araştırıcılar özellikle gelişmenin dönemleri üzerine durdular.Bazıları da belli bir çocuğun gelişmesini genel ortalamaya uyan bir başka çocuğun gelişmesiyle karşılaştırmayı sağlayacak bir ölçü aradılar.

17 Kasım 2010 Çarşamba

SAĞLIK HİZMETLERİ VE YARARLANMA YOLLARI

Koruyucu Sağlık Hizmetleri:Bireyi ve toplumu hastalıklardan korumayı amaçlar.

*Çevreye Yönelik Hizmetler:Sağlığı olumsuz etkileyen etmenleri yok ederek ya da zararsız hale getirerek doğal çevreyi insal sağlığı için olumlu hale getirme çalışmalarıdır.

*Kişiye Yönelik Hizmetler:Kişisel temizlik,bağışıklama,yeterli ve dengeli beslenme,hastalıkların erken tanısı ,hastalıkların iyileştirilrlmesi ,aşırı doğurganlığın kontrolü vb.
         Kişiye yönelik 3e ayrılır.
1.Birinci aşama :Kişiyi hastalıktan korumak amacıyla alınan önlemdir.aşılar,aile planlaması çalışmaları..
2.İkincil aşama :Hastalık ortaya çıkmadan ya da hastalığın hafif seyrettiği durumlarda yapılan koruma hizmetidir.amaç hastalığı erken teşhis ve tedavi etmektir.Böylelikle;ilerleme ve yayılma önlenir.
3.Üçüncül aşama:Hastalıklardan sonra ortaya çıkabilecek olumsuzlukları sınırlandırmak ve sakatlıkları önlemek amacıyla alınan önlemdir.

SAĞLIGA ETKİ EDEN ETMENLER VE SAĞLIĞIN ÖLÇÜLEBİLİRLİĞİ

         Günümüzde bilim ve teknolojideki gelişmeler sayesinde nerede ve nasıl bir hastalıgın ortaya çıktıgı,kimlerde görüldüğü,görülme sıklıgı gibi bilgiler toplanabilmekte ,tüm dünyaya duyurabilmekte ve bu veriler sağlık hizmetlerinde ölçüt olarak kullanılabilmektedir.

1)SAĞLIK ÖLÇÜLEBİLİR BİR KAVRAMDIR

       İyi ve yeterli bir sağlık hizmetinin verilebilmesi ,sağlık hizmetlerinin değerlendirilmesi ve sağlık problemlerinin sayısal olarak tespit edilmesi ile mümkündür. Bu amaçla belirlenen ve toplumların sağlık düzeyini gösteren sayısal degerlere SAĞLIK ÖLÇÜTLERİ denir.
 Sağlık ölçütleri ,toplumların sağlık düzeyini karşılaştırma olanağı verir. Ayrıca yöneticilere sağlık hizmetleri politikasının saptanması,planlanması,sorunların belirlenmesi ve hizmetlerin degerlendirilmesi için gerekli bilgileri sağlar.

a)Ana Ölüm Hızı:Bir ülkede bir yıl içinde gebelik ,doğum ve lohusalık döneminde ölen kadınların sayısının ,o yıl ki canlı doğum sayısına bölünmesi ile elde edilen sayının yüz bin ile çarpılması sonucu bulunan sayısal degerlerdir
      Ana ölüm hızı bir ülkenin sağlık düzeyini gösteren önemli sağlık ölçütlerinden biridir.Ana ölüm hızının yüksek olması o ülkede,sağlık düzeyinin düşük oldugunu gösterir.Ana ölüm hızının düşük olması ise o ülkede sağlık hizmetlerinin iyi yürütüldüğünü  ve sağlık düzeyinin yüksek olduğunu gösterir.Gelişmiş ülkelerde ana ölüm hızı düşüktür.Az gelişmiş ve geilşmekte olan ülkelerde ise yüksektir.

b)Bebek Ölüm Hızı:Bir yılda yeni doğan bebeklerde görülen ölüm sayısının.aynı yıl içindeki canlı doğum sayısına bölünmesi ve sonucun bin ile çarpılmasıyla bulunan sayısal degerdir.Bir ülkenin gelişmişliği sağlık düzeyi hakkında fikir verir.Bebek ölüm hızının yüksek olması o ülkede gebe bakımının ,çevre sağlık koşullarının,bebek bakımı ve aşılamanın iyi olmadığını ,düşük olması ise belirtilen sağlık hizmetlerinin iyi verildiğini gösterir. Gelişmiş ülkelerde ölüm hızı düşüktür.

c)Kaba Doğum Hızı:Bir ülkede bir yılda meydana gelen canlı doğum sayısının ,o ülkenin yıl ortası nüfusuna bölünerek elde edilen sonucun bin ile çarpılmasıyla bulunan sayısal degerdir. Bir ülkenin doğurganlık durumuyla ilgili kabaca bilgi verir.Kaba doğum hızı ,sağlık düzeyi iyi olan gelişmiş ülkelerde düşük,sağlık düzeyi iyi olmayan ülkelerde ise yüksektir.

ç)Kaba Ölüm Hızı:Bir ülkede ,bir yıl boyunca ölenlerin toplam sayısının o ülkenin yıl ortası nüfusuna bölümünün binle çarpılmasıyla elde edilen sayısal degerdir.Kaba ölüm hızı da bir ülkenin sağlık ölçütlerinden biridir.

d)Nüfus Artış Oranı:Bir ülkenin iki nüfus sayımı arasındaki nüfus artışını gösterir .Bir ülkenin nüfus artış oranını hesaplamak için bir yıl içinde meydana gelen canlı doğum sayısında tüm ölenlerin sayısı çıkartılır.Bulunan sonuç o ülkenin yıl ortası nüfusuna bölünür.Bulunan oran ile bin çarpılır,elde edilen sayısal deger o ülkenin nüfus artış oranını verir.Nüfus oranı gelişmiş ülkelerde düşük ,az gelişmiş ve gelişmekte olanlarda ise yüksektir.

2)SAĞLIGA ETKİ EDEN ETMENLER

1)Bünyesel Etmenler:Bünyesel etmenler bireyin genetik ,metabolik ve hormonal yapısıyla ilgilidir.

Genetik bozukluklar:Renk körlügü,iktiyozis(balık pulluluk)ve hemofili(kanın pıhtılaşmaması)
Hormonal:Tiroit bezlerinin düzensiz çalışması sonucu guatr .cücelik_devlik
Metabolik:Gut,pankreasın düzensiz çalışması durumunda şeker hastalıgı görülür.

2)Çevresel Etmenler:

Fiziksel Etmenler:Çevremizde bulunan ve sağlıgımıza zarar veren bütün fiziksel şartlardır.Fiziksel etmenler direkt(ışık,ısı,radyasyon)olarak sağlıgımızı etkilediği hastalıkların bulaşmasınada (çöpler,kanalizasyon suları,su )yol açabilmekte .

Kimyasal Etmenler:Zehirler,kanser yapıcı maddeler,çevreyi kirleten kimyasal atıklar vb

Biyolojik Etmenler:İnsanların cevresinde canlılar,bunların ürünleri ve atıkları biyolojik cevreyi oluşturur.Mikroorganizma,vektörler,bitkiler,hayvanlar vb

Psikolojik Etmenler:Ruhsal zorlamalar ,stres

Temel ve Vazgeçilmez Maddelerin Eksikliği:Proteinler,mineraller,vitaminler,yağlar,organizmanın yaşamsal işlevlerini sürdürebilmesi için vücuda gerekli temel ve vazgeçilmez maddeleridir.bu maddeler yeterli ve dengeli alınmadığında vücut zamanla çeşitli hastalıklara yenik düşebilir.örnek;c vitanimini eksikliginde iskorpit hastalığı olur.

Sosyokültürel ve Ekonomik Etmenler:Eğitimsiz ailelerde uygulanan kundak geleneği,bebeklerde kalça çıkıklığına neden olur.

SAĞLIK KAVRAMI

Sağlık:Kişinin yalnızca hasta veya sakat olmamasının yanında;bedenen,ruhen ve sosyal yönden de tam bir iyilik halidir.

Sakatlık:Doku ya da organların doguştan,hastalık,ve kaza gibi olaylar sonucu kısmen veya tamamen işlevsiz kalması olarak adlandırılır.kişinin doku ya da organlarından birinin görevini yerine getirememesi kişiyi bedenen zorlayabilir.

Bedensel  İyilik:Hasta ya da sakat olmama durumudur.Vücudun,işlevlerini normal olarak yerine getirebilmesidir.Kişinin tam sağlıklı olabilmesi için bedenen hasta veya sakat olmaması yeterli degildir.ruhen de sağlıklı olması gerekir.

Ruhsal İyilik Hali:Kişinin çevreye uyum sağlayabilmesi,kendisinden hoşnut,ilişkilerinde rahat ve mutlu olması ,düşündüklerini anlaşılır şekilde ifade edebilmesi ,başkalarını anlayabilmesidir.

Sosyal İyilik Hali:Toplum içinde uyumlu,yararlı,üretici olma halidir.Yaşam biçimi,ekonomik durum ve toplumun kürtürel özellikleri gibi etmenler kişinin sosyal durumunu etkiler.

         Yeterli ve dengeli beslenmeyen,uygun olmayan ortamlarda barınan kişilerde sık görülen hastalıklara SOSYAL HASTALIK denir. Örnek:Verem;çok çocuklu,gelir düzeyi düşük,uygun olmayan ve eğitimsiz sosyal çevrelerde yaşayan ailelerde daha fazla görülür.