Pages

20 Kasım 2010 Cumartesi

Çocuk Sağlığı

Gesell’e gore insanoğlunun çocukluk devresi sıfır saat olan doğumla başlar ve yaklaşık olarak 25 yaşına kadar sürer.Fakat genel düşünüş hukuk ve tıp çeşitli hal ve şartlara göre çocukluk  dönemine birbirinden çok farklı sınırlar çizmektedir.25 yaş ferdin gelişmesinin sona erdiği çağ olarak kabul edilir,ama delikanlılıktan once gelen ve büluğ ile sona eren çağda genel olarak da çocukluk denmektedir.Her ne şekilde olursa olsun çocukluk sürekli bir değişiklik ve ilerleyen bir olgunlaşma çağıdır.Bundan dolayı çocuk kavramına değişmeyen bir tanım yüklemek imkansızdır.
(Birinci çocukluk: dığumdan iki veya 3 yaşına kadar
 İkinci çocukluk:iki-üç yaşından altı yaşına kadar
Üçüncü çocukluk:Cinsiteye ve ferde gore değişmek üzere büluğ çağına kadar ve hatta
Dördüncü çocukluk:Büluğun başlangıcından gerçek büluğa erene kadar)
şekilinde yapılan ayırmalar dişlerin çıkmasına beslenme biçimine ve hareket gücünün gelişimine dayanan çeşitli alt bölümlerinde ortaya atılmasına yol açtı.Bu bölümler ve alt bölümler bu şekilde sınırlandırılan çocuk ketogorilerinden herbiri hakkında kesin bir kavram ortaya koymamış olmakla birlikte çocuk sağlığı ve patolojisi açısından kaba taslak işe yarar olduklarını göstermişlerdir.
Gereçkten de çocuk ağırlığı ve boyu hatta organizmasının gelişme durumunda olması (yetersiz salgı sisitemi,eksik kemikleşme v.b.) açısından yetişkin insandan farklı olduğu gibi bedeninin değişik bölümlerinin oranı da yetişkin insanın oranlarından farklıdır.Yeni dogmuş çocuğun baş uzunluğu boyunun1/4’üne eşittir;oysa yetirkin insanda bu oran 1/8’dir.İlkel sanatçılar çocuğu kısa boylu yetişkin bir insan olarak canlandırıyorlardı.Psikoloji alanında da buna benzer bir karıştırma ve yanılma uzun süre etkili oldu.Çocuk tabiatının özelliği once fizyoloji alanında kendini gösterir.Bunun böyle olduğu tıp biliminde,çocuklara ayrılmış özel bir dalın (pediatri) bulunuşundan da bellidir.Pediatri dalının izlerine eski çağlarda raslanır.Ama bu dalın gerçek doğuşu ve gelişmesi ancak XIX. yy. da gerçekleşmiştir.Yalancı çiçek ,kızamık, boğmaca gibi bulaşıcı hastalıklar yaygın olarak çocuk hastalıkları diye anılır,çünkü bunlara çocuklukta ikinci ve üçüncü çocukluk dönemlerinde raslanır.Buna karşılık birinci çocukluk döneminde daha çok beslenme ve sindirim patolojisi sorunları (kusmalar, zehirlenmeler ishaller) kendini göstermektedir.<yeni doğan çocuk bir sindirim borusudur> sözü buradan gelir ama tamamen organik bir görüşe dayanan bu açıklamanın yetersiz olduğu kısa zamanda anlaşıldı. Ferdin ruhi hayatının her türlü sözlü anlatımdan hatta her türlü anlatım imkanının kazanılmasından önce geldiği yavaş yavaş ama şüpheye meydan bırakmayacak şekilde ortaya çıktı.Önceleri süt çocuğunun yalnız besine ihtiyacı olduğuna inanılırdı, ama son yıllarda ilk hissi ihtiyaçlarının önemi üzerinde gittikçe daha fazla durulmağa başlandı. Ayrıca ilk çocukluk dönemi başlangıcının intibalarına gittikçe daha fazla önem verildi ve bunların sadece duyulduğu an için değil ferdin geleceği bakımından da etkileri olduğu kabul edildi. Bu yeni kavramların etkisiyle çocuk büyütme metotları da gelişti.Bir ara kötü görülmüş olan sallayarak uyutma gibi eski usuller yeniden değerlendirildi.
   Çocuğun gelişim değişik planlarda incelendi; boy, ağırlık, beden ölçüleri ,konuşma,zeka,ruhi hareket hayatı,durgunluk.Bazı araştırıcılar özellikle gelişmenin dönemleri üzerine durdular.Bazıları da belli bir çocuğun gelişmesini genel ortalamaya uyan bir başka çocuğun gelişmesiyle karşılaştırmayı sağlayacak bir ölçü aradılar.

0 yorum:

Yorum Gönder